HPG

Kurdistan Halk Savunma Güçleri

Basına ve Kamuoyuna!

Dağların görkemiyle, tarihin amansız akışıyla ve Apocu felsefenin sarsılmaz iradesiyle yoğrulmuş 31 yıllık kesintisiz bir devrim yürüyüşü…

Bêrîtan Çelê yoldaş, hakikatin peşinde adanmış bir ömür, kadın ordulaşmasının öncü komutanı, entelektüel derinliğiyle devrime yön veren bir bilge, halkının özgürlük sevdalısı bir Apocu fedai militandı. Devrim yürüyüşünü büyük bir mütevazılık, derin bir bilgelik ve sarsılmaz bir kararlılıkla sürdüren Bêrîtan yoldaşımız, 29 Şubat 2024 tarihinde Şengal alanında, fermanlardan geçmiş Êzidî halkımızın şehit ailelerini ziyaret etmek ve kutsal devrimci görevlerini yerine getirmek üzere harekete geçtiği bir sırada, işgalci düşmanın gerçekleştirdiği bir hava saldırısında şehadete ulaştı.

O, Kurdistan dağlarının sarp zirvelerinde yankılanan özgürlük çığlığı, felsefeyle eylemi şahsında eriten bir devrim abidesi, bilginin ve cesaretin yılmaz savunucusuydu. 31 yıl boyunca nefes aldığı her anı halkının özgürlüğüne adayan, kalemiyle ve silahıyla Kurdistan devrim tarihine silinmez izler kazıyan Bêrîtan yoldaş, Kürt kadınının asil direniş ruhunu, fedaice duruşunu ve entelektüel kimliğini zirveye taşıyarak ölümsüzler kervanına katıldı.

Şehitlerimizin mücadele bayrağını zafere taşıyacağımızın, anılarını Özgür Önderlik Özgür Kurdistan yürüyüşümüzde yaşatacağımızın sözünü veriyor, bu temelde Bêrîtan Çelê yoldaşımızın değerli ailesine ve tüm yurtsever Kurdistan halkımıza başsağlığı diliyoruz.

Şehit yoldaşımızın kimlik bilgileri şöyledir:


Kod Adı: Bêrîtan Çelê
Adı Soyadı: Evfa Mirahmetoğlu
Doğum Yeri: Colemêrg
Anne – Baba Adı: Sabriye – Ubeydullah
Şehadet Tarihi ve Yeri: 29 Şubat 2024 / Şengal

Bêrîtan Çelê – Evfa Mirahmetoğlu       

Bêrîtan yoldaşımız, Colemêrg'in Çelê ilçesinde, Kürtlük bilincine ve derin toplumsal değerlere bağlı yurtsever bir aile ortamında dünyaya gözlerini açtı. Sömürgeci Türk devletinin Botan ve Colemêrg coğrafyasında yürüttüğü asimilasyon, baskı ve özel savaş politikalarına karşın, Bêrîtan yoldaşın yetiştiği aile ortamı köklü yurtseverlik bağlarını, dilini ve kültürünü korumayı başarmış bir kaleydi. Egemen sistemin okullarında lise eğitimini başarıyla tamamlayan yoldaşımız, öğretmenlik mesleğini icra ederek toplumsal sorumluluk üstlendi, genç zihinlere dokundu ve öğretme, eğitme, bilinci büyütme vasfını henüz genç yaşlardayken kazandı. Fakat onun aradığı, sistemin dar sınırları arasına sıkışmış bir yaşam değil; ezilen, yok sayılan, kimliği ve dili yasaklanan Kürt halkının varlık ve özgürlük mücadelesiydi.

Özgürlük mücadelemizi PKK’nin ilk kuruluş yıllarında tanımaya başlayan Bêrîtan yoldaş, özellikle 1983 yılında yakın çevresinden ve yaşadığı toplumsal ortamdan gerilla saflarına katılımların olmasından derinden etkilendi. 15 Ağustos 1984 Atılımı’nın muazzam gürlemesiyle birlikte, Efsanevi Komutanımız Egîd – Mahsum Korkmaz öncülüğünde yakılan gerilla meşalesi tüm Bakurê Kurdistan’a dalga dalga yayıldı. Gerilla mücadelesinin halkta yarattığı diriliş ruhunu ve var olma iradesini yakından gözlemleyen Bêrîtan yoldaş için dağlar, özgürlüğün ve onurlu bir geleceğin yegâne adresi haline geldi. 1990’lı yılların başlarında yaşadığı Çelê alanında art arda yaşanan gerilla şehadetleri, düşmana esir düşen fedaî gerillaların işkencehanelerde ve mahkemelerde sergilediği militanca, bükülmez duruşlar ve düşmana boyun eğmeyen tarihsel tavırları, tüm bölge halkında olduğu gibi Bêrîtan yoldaşın yüreğinde ve bilincinde de devasa bir kırılma yarattı. Yine bu dönemde halkımızın kendi komitelerini kurarak mücadelemizi toplumsallaştırma, serhildanları örgütleme hamleleri karşısında düşmanın halkımıza dönük uyguladığı barbarca özel savaş politikaları, faili meçhul cinayetler ve baskılar, onun yüreğindeki devrimci öfkeyi ve katılım kararlılığını biledi.

1993 yılında Çelê alanında devrimci çalışma yürüten öncü militan Şehîd Sadî yoldaşın düşman tarafından vahşice şehit edilmesi, Bêrîtan yoldaşımız ve Çelêli yurtsever gençler için tarihsel bir dönüm noktası oldu. Şehadete verilen en anlamlı cevabın mücadeleyi büyütmek ve gerillaya akmak olduğu bilinciyle hareket eden 25 kişilik yiğit gençlik grubu, toplu halde gerilla saflarına katılma kararı aldı. Bu kitlesel ve fedaice katılım grubunun öncülerinden biri olarak 1993 yılında yüzünü Kurdistan dağlarına dönen Bêrîtan yoldaş, sömürgeci düşmana en radikal cevabı verdi. Bölgede büyük bir yankı uyandıran bu katılımla Bêrîtan yoldaş, özgürlük savaşçısı kimliğiyle devrimcilik görevini Kurdistan dağlarında kesintisiz sürdüreceği görkemli yürüyüşünün ilk adımını attı.

Gerilladaki ilk eğitimini Avaşîn alanında gören Bêrîtan yoldaş, 25 günlük yeni savaşçı eğitiminin ardından doğrudan Zagrosların en çetin, en sarp ve en amansız pratik sahalarına adım attı. Yüreğinde Rêber Apo’yu görme, Önderlik Sahası’na giderek O’nun sahasında eğitim görme arzusu ve beklentisi her zaman çok güçlüydü. Ancak dönemin yakıcı savaş koşulları, düşman saldırıları ve pratik sahadaki acil ihtiyaçlar nedeniyle bu isteğini fiziki olarak gerçekleştiremedi. Buna rağmen Bêrîtan yoldaş, kendisini ruhsal, zihinsel ve duygusal olarak her an Rêber Apo’ya yakın hissederek Önderliğin özgürlük felsefesini kişiliğinde, eyleminde ve yaşamında anbean temsil etmek için devasa bir çabanın sahibi oldu. Düşman saldırılarının en yoğun yaşandığı bu çetin süreçte Zagroslarda fedaice mücadele ederek düşmana karşı geliştirilen birçok tarihi eylemde aktif yer aldı. Kadın ordulaşmasının ivme kazandığı, YAJK’ın temellerinin niteliksel olarak atıldığı bu tarihi kesitte, kadın militanlığının gelişimine öncülük ederek muazzam bir emeğin sahibi oldu.

1996 yılında Zap eyaletine geçen Bêrîtan yoldaş, burada devrimci çalışmalarını kararlılıkla sürdürdü. Savaşın en sıcak anlarında edindiği askeri ve ideolojik tecrübeleri Zap alanındaki yoldaşlarıyla paylaştı, yeni savaşçıların nitelik kazanması, gerilla taktiklerinin ustalıkla uygulanması ve komutanlaşma çizgisinin yakalanması için büyük bir emek ortaya koydu. 1997 yılında Qendîl alanına geçen yoldaşımız, yaklaşık 4 yıl boyunca bu alanda aralıksız mücadele yürüttü. Rêber Apo’ya yönelik geliştirilen 15 Şubat 1999 Uluslararası Komplosu’nu ve ardından Hareketimize içten ve dıştan dayatılan tasfiyeci, teslimiyetçi saldırıları Qendîl alanında karşıladı. Tarihsel kırılmaların ve ağır tasfiyecilik dalgalarının yaşandığı bu zorlu süreçte, Önderliğimize ve Şehitler Çizgisine olan sarsılmaz bağlılığından en ufak bir taviz vermedi. Aksine, uluslararası komploya ve tasfiyeciliğe nasıl daha güçlü cevap olabileceği, Apocu çizgiyi nasıl güçlü koruyabileceği üzerine derinleşti, ideolojik duruşun ve örgütsel netliğin sarsılmaz kalesi oldu.

2001 yılında Mazlum Doğan Kadro Okulu’na geçerek ideolojik eğitime dâhil olan Bêrîtan yoldaş, Rêber Apo’nun yeni dönem perspektiflerini derinlemesine bilince çıkardı. Tasfiyeci eğilimlere karşı Apocu ilkelerin amansız savunucusu olarak net bir duruş sergiledi. Qendîl ve Xakurkê alanlarında yürüttüğü pratiklerin ardından 2005 yılında Mexmûr alanına geçerek toplumsal çalışmalarda yer aldı; mülteci kılınmış ama direnişinden taviz vermemiş yurtsever halkımızın örgütlenmesinde, bilinçlenmesinde ve özgürlük değerlerine sarılmasında öncü rol oynadı. 2006 yılında yeniden Kurdistan dağlarına dönen Bêrîtan yoldaş, Qendîl alanında Mazlum Doğan Kadro Okulu ve Şehîd Nûda Akademilerinde üst düzey ideolojik eğitimler gördü. Rêber Apo’nun "Bir Halkı Savunmak" ve "Demokratik Uygarlık Manifestosu" isimli savunmaları üzerine yoğunlaşarak Demokratik, Ekolojik ve Kadın Özgürlükçü Paradigma’yı özümsemek için olağanüstü bir çaba harcadı. Kendisinde köklü bir zihniyet ve kişilik dönüşümü yaratan Bêrîtan yoldaş, teoriyi pratiğin kılavuzu kılarak büyük bir iddia ve kararlılıkla devrimci pratik sahalara aktı.

2011 yılında Rojava’ya geçen Bêrîtan yoldaş, Rojava Özgürlük Devrimi’nin zihinsel, örgütsel ve toplumsal temellerini atan öncü kadrolardan biri oldu. 2014 yılına kadar Rojava’nın kent kent, sokak sokak, köy köy örgütlenmesinde; kadınların, gençlerin ve tüm halkın devrimci halk savaşı temelinde öz savunmasını oluşturmasında tarihsel sorumluluklar üstlendi. Rojava Devrimi’nin insani, özgürlükçü ve kadın merkezli karakterinin kazanılmasında tarifsiz bir emek vererek görevini başarıyla tamamladı. Ardından yeniden Kurdistan dağlarına dönerek Sakine Cansız PKK Ocağı’nda eğitime katıldı. Rojava Özgürlük Devrimi sürecinde edindiği devasa pratik ve toplumsal tecrübeleri, Apocu süzgeçten geçirerek Kurdistan’ın diğer tüm mücadele alanlarına taşırmak üzere derin yoğunlaşmalar yaşadı.

Eğitimini tamamladıktan sonra Başûrê Kurdistan’a geçen Bêrîtan yoldaş, burada birçok farklı alanda devrimci görevler yürüttü ve Şehit Çalışmaları Komitesi’nde sorumluluk üstlendi. Bêrîtan yoldaş için Şehit Çalışmaları, yalnızca örgütsel bir görev değil; devrimin varlık gerekçesi, maneviyatın, kutsallığın ve yoldaşlık hukukunun en yalın ifadesiydi. Şehitlere olan derin bağlılığı, onların anısını her an diri tutma arayışı, verdikleri kutsal mücadele mirasına doğru sahip çıkma bilinci onun tüm kişiliğini şekillendirmişti. Şehit ailelerini tek tek ziyaret eder, onların acılarını paylaşır, şehitlerin geride bıraktığı anıları ve değerleri birer kutsal emanet gibi bağrına basardı. Şehitlerin mücadelesini toplumsallaştırmak, ailelerin bağrındaki sızıyı devrimci bir gurura dönüştürmek ve şehitlerin anısını ölümsüzleştirmek için gecesini gündüzüne katarak çalıştı. Bu kutsal çalışmanın getirdiği yüksek maneviyat, onun Apocu sadeliğini ve yoldaşlık sevgisini daha da yüceltti. Yer aldığı bu çalışmalarla Şengal’den Mexmûr’a, Kerkuk’ten Garê’ye kadar birçok alanda edindiği nitelikli tecrübeleri halkımızla ve yoldaşlarıyla paylaşarak özgür yaşamın inşasında emsalsiz bir emek ortaya koydu.

Bêrîtan yoldaş, aynı zamanda Kürt diline, kimliğine, kültürüne ve edebiyatına tutkuyla bağlı bir entelektüel, bir dil ve kültür fedaîsiydi. İşgalci Türk devletinin Kürt dili üzerindeki asimilasyon, inkâr ve yasaklama politikalarına adeta meydan okuyarak, kendisini Kürtçe dilinde en üst düzeyde geliştirdi. O, daima Kürtçe konuştu, Kürtçe düşündü, Kürtçe tartıştı, Kürtçe yazdı ve Kürtçe yaşadı. Tüm notlarını, günlüklerini, yazılarını, anılarını ve kaleme aldığı kitaplarını sade bir Kürtçe ile yazdı. Kürt dilinin zenginliğini, zarafetini ve anlatım gücünü devrimci edebiyatla buluşturarak Kürt edebiyatının ve mücadele tarihimizin geliştirilip ölümsüz kılınmasında çok belirgin, öncü bir rol oynadı. Kalemi, onun elinde sömürgeciliğe karşı sallanan en keskin ideolojik kılıç haline geldi.

Bêrîtan yoldaş, bu zengin devrimci yürüyüşü boyunca Jineolojî bilimi ve felsefesini sadece teorik bir bilgi olarak benimsemekle kalmadı; onu zihninde, duruşunda ve tüm yaşam pratiğinde somutlaştırarak Özgür Kadın Hareketi’nin öncü bir militanı olmayı başardı. PAJK kimliğinin ve ilkelerinin güçlü bir temsilcisi olarak, Apocu kadın özgürlük çizgisini kişiliğinde nakış nakış işledi; özgür kadın ölçülerini yaşamın her anında tavizsiz bir biçimde sergiledi. Sahip olduğu bu derin ideolojik donanım, yüksek kadın bilinci ve güçlü yoldaşlık sevgisiyle adım attığı her ortama, yer aldığı her çalışmaya kendine has rengini verdi; bulunduğu çevreye devrimci bir düzey, nitelik ve moral kattı. Özgür kadın duruşundan aldığı güçle hem komutanlaşma hem de ideolojik-toplumsal öncülük görevlerini en üst düzeyde icra eden yoldaşımız, Jineolojî’nin kadın merkezli özgürlük zihniyetini yaşamıyla görünür kılarak Apocu kadın militanlığının seçkin bir örneği haline geldi.

Şehitlere verdiği anılarını kitaplaştırma ve mücadele miraslarını ölümsüzleştirme sözünü yerine getirmek için büyük bir çaba sergiledi. 24 Aralık 1998 günü Wan’da fedaice bir eylem gerçekleştirerek şehadete ulaşan Şehîd Berwar (Hamdiye Kapan) yoldaşımızın anısını ölümsüzleştirmek adına bir kitap yazmaya başladı. Yaşadığı ağır pratik süreçlere, sağlık sorunlarına ve devrimci çalışmaların getirdiği tüm zorluklara rağmen bu kutsal hedeften asla vazgeçmedi. Yıllara yayılan devasa bir emek, kılı kırk yaran bir titizlik ve derin bir yoldaşlık sevgisiyle çalışarak, Şehîd Berwar Amed yoldaşa ithafen kaleme aldığı "Xwedawenda Zagrosê" (Zagros’un Tanrıçası) isimli eserini 14 Ocak 2023 tarihinde tamamladı ve şehide verdiği sözü tutmanın haklı gururunu yaşadı. Bu eser, sadece bir biyografi değil; Zagros dağlarında direnen kadın gerillaların fedaîlik destanı, Kürtçe edebiyatın ve Apocu kadın tarihinin paha biçilmez bir şaheseri oldu.

31 yıllık kesintisiz devrim yürüyüşünü büyük bir mütevazılık, derin bir bilgelik ve sarsılmaz bir kararlılıkla sürdüren Bêrîtan yoldaşımız, 29 Şubat 2024 tarihinde Şengal alanında, fermanlardan geçmiş Êzidî halkımızın şehit ailelerini ziyaret etmek ve kutsal devrimci görevlerini yerine getirmek üzere harekete geçtiği bir sırada, işgalci düşmanın gerçekleştirdiği bir hava saldırısında şehadete ulaştı. 31 yıllık muazzam özgürlük mücadelesini zirvede, fedaice bir şehadetle tamamlayarak ölümsüz kahramanlarımız arasındaki onurlu yerini aldı.

Bêrîtan yoldaşımızın 31 yıllık görkemli mücadele yaşamı; Apocu fedaîlerin Kürt halkını yalnızca askeri ve fiziki olarak değil; ideolojik, manevi, kültürel, edebi ve çok yönlü olarak savunduğunun, değerlerini yücelterek geleceğe taşıdığının en büyük kanıtıdır. O, Colemêrg’in bilge kızı, Zagrosların sarsılmaz kadın komutanı, Kürt dilinin ve edebiyatının yılmaz kalemi, Rêber Apo’nun sadık ve hakiki bir militanı olarak devrim tarihimize altın harflerle kazındı. Bêrîtan yoldaşın anısı, kaleme aldığı eserleri, devrimci mirası ve fedaice duruşu, Özgür Önderlik ve Özgür Kurdistan yürüyüşümüzde asla sönmeyen meşalemiz olacak, hayalleri mutlaka zaferle taçlandırılacaktır.

 

21 Eylül 2026

HPG Basın İrtibat Merkezi