HPG

Kurdistan Halk Savunma Güçleri

Önder APO gerçekliğinde, bütün ulusların yan yana gelip yaşayabileceği halkların ortak yaşamı, herkesin kendini dayandırdığı kültürel bir felsefeye dönüşmüştür.

Yani insan tarihsel ve toplumsal varlığını bunun içinde görür. Bu hakikatin göstergesi de Önder APO'nun kendisidir. Onun emeğiyle bugün bütün dünyada ulusal ve toplumsal parçalanmanın önünü alan komünal yaşam, ortak yaşam, her özgürlükçü insan tarafından tercih edilmektedir. Farklı uluslardan gelip Önder APO'nun ideolojisine inanan ve katılan özgürlük gerillaları bunun kanıtıdır. Bu da bütün ulusların, dinlerin ve inançların kendi kimlikleriyle birlikte özgür yaşayabileceğini göstermektedir. Gerilla Zinar da bu ideolojiye inandı ve adı tarihin sayfalarına yazılan ulusal öncülerden biri oldu.

Gerilla Zinar Hesekê, gerçek adıyla Quseyn Abdo, aslen Hesekê kentindendir ve Arap bir ailede dünyaya gelir. Büyüdüğü kent ve mekan olarak çok değerli bir özgünlüğe sahiptir. Farklı uluslardan birçok bileşen orada yer edinmiş, uzun yıllar boyunca birbirlerinin varlığını inkâr etmeden ortak yaşam temelinde hayatlarını sürdürmüşlerdir. Bu kültür zenginliği de o bölgenin çocuklarının şekillenmesi üzerinde çok büyük bir etki yaratmıştır. Bu nedenle Baas rejiminin halk karşıtı politikaları ne kadar sert biçimde hedeflenmiş olsa da halkın kültürel ve toplumsal birlikteliği birçok saldırının önünü almıştır. Böylece halklar arası düşmanlığa kapı açmadan, komünal yaşam tarzıyla ulusal bir varlık sahibi olmuştur. Gerilla Zinar da Arap bir genç olarak toplumsal ve kültürel biçimlenmesini o bölgeden alır ve öyle büyür. Bu yüzden ahlak sahibi bir toplum temelinde, farklı uluslarla da denge kurabilecek bilinçli bir kişiliğe sahip olur. Büyüdükçe rejimin ırkçı gerçeklerini yakından görür ve çelişkiler yaşar. Özellikle bölge halkına yönelik kültürel soykırım saldırıları karşısında, Arap bir genç olarak hiçbir ikileme düşmeden yurtseverlik tutumuyla Rojava savunma güçleri içinde yerini alır. DAİŞ'e karşı savaşa katılımıyla birçok uzmanlaşma deneyimi kazanır. Bunun yanında aktif biçimde etkili eylemler gerçekleştirir. Yoldaşları arasında aktifliği ve direnişçi ruhuyla tanınır. Türk devletinin Efrîn kentine yönelik işgal saldırıları karşısında da düşmanın önünü alma istemiyle çağın direnişine yönelir ve savaşa katılır. Orada da DAİŞ'e karşı deneyimleri üzerinde, Türkiye işgaline karşı daha da aktif bir savaş ve mücadele yürütür. Direniş içindeki bu duruşu onun ulusal kişiliğini ortaya koyar. Savaşın bunca zorluğu ve güçlüğü içinde her zaman yurtsever duruşunu korur ve insanlık değerlerine sahip çıkar. Çünkü düşmanın düşman olduğunun ve varlığını milyonlarca insanın kanı üzerinde sürdürdüğünün farkındadır. Bu tarihsel kavrayışıyla düşman karşısında başını eğmeden bir fedai gibi mücadele eder.

Kuşkusuz savaş gerçekliği içinde kişiliğin bütün yönleriyle olgunlaşıp kurulduğu birçok an vardır. Bölge halkları üzerinde ne kadar ağır ve acılı baskılar uygulanmış olsa da onlar savaşçıları ve kahramanlarıyla, damarları üzerinde yeşeren köklü ağaçlar gibi yeniden filizlenmiştir. Genç Zinar da savaşın zorluğu içinde halkının savaşçısı olmak ve layıkıyla, onurla mücadele etmek için gerilla saflarına katılma kararını verir. Çünkü işgal saldırılarının yalnızca Rojavayê Kurdistan ile sınırlı olmadığının farkındadır. Aynı şekilde bütün ezilen halklara yönelik, toplumu birbirinden koparan politika ve saldırılar söz konusudur. Önder APO'nun ideolojisinden aldığı bu bilinç ve daha güçlü bir kararlılıkla yüzünü Kurdistan'ın özgür dağlarına çevirir.

Gerilla Zinar dağa geliş heyecanıyla, iradesini o dağlarda bulmuş bir derviş gibi aşkla yaşamın içine katılır. Gerilla gerçekliği ve APO'cu yoldaşlığın güzellikleri tek başına onda büyük bir heyecan yaratır. Her zaman meraklıdır. Yaşamın tüm anlarında özgürlük arayışlarıyla önünü aydınlatır. Bununla birlikte Önder APO gerçekliğinde, yürekten bir militan olmak, davasına bağlı kalmak, kendini değiştirmek ve yeniden kurmak için büyük bir emek ortaya koyar. Bu da bütün yoldaşları tarafından sevilmesini sağlar. Sadece bu da değil; aynı zamanda yaşam ve savaş deneyimleriyle uyumlu bir öğretmen olur. Özellikle bütün silahları kullanmadaki yeteneğiyle hareketli timlere geçer. Gerilla profesyonelliği alanında kendisini en iyi biçimde geliştirebileceği imkânları orada görür ve buna göre kendisini örgütler. Bunun yanında gerilla tarzını ve düşmana karşı savaşma biçimini araştırır. Düşmana karşı öfkesini intikam alma amacıyla birleştirir ve kendisini her yönden inşa eder. Bunun için hiçbir engel tanımadan bütün kendini inşa yöntemlerine başvurur ve alternatifini geliştirir. Savaşın gidişiyle birlikte düşmanı kavrama ve işgal gerçekliği ortadayken, düşmanın önünü alma daha da fazla gündeme gelir. Gerilla Zinar da düşmanın Avaşîn, Zap ve Metîna'ya yönelik operasyonları sürecinde Türk devletinin vahşi saldırılarına tanıklık eder. Bu operasyonlarda düşmanın vahşetini gözleriyle görür. Özellikle Türk devletinin askerleri kendi askerlerinin cenazelerini ateşe vermiş ve onlara hiçbir saygı göstermeden kayalıklardan atmıştır. Kuşkusuz bu acı bir gerçektir ve iktidar savaşının insanı hangi düzeye getirdiğini gösterir. Bu vahşetin hakikatinde insan bunu somut olarak görür. Gerilla Zinar da yaşanan bu pratikler ve direniş tünellerine yönelik vahşi saldırılar karşısında, düşmandan intikam alma amacıyla tarihsel direnişe yönelir ve savaşa katılır.

Gerilla Zinar Hesekê, 30 Kasım 2023'te yoldaşları Şahîn Cîlo ve Demhat Dirbêsiyê ile birlikte Türk devletinin saldırıları sonucunda Zap'ta şehadete ulaşır. O yiğit kişilik, asla yenilmeyen tarihsel bir miras olarak ortadadır. Kurdistan'ın bu kahramanlarının şahsında yiğitlik ruhu her zaman ve her anda kendini açığa vurur ve yaşanır. Gerilla Zinar da kararlı yürüyüşüyle şehadete kadar yiğitçe savaşan ve yiğitçe şehadete ulaşan o yiğittir.