HPG

Kurdistan Halk Savunma Güçleri

Kod adı Yûsûf Gulbay olan Gerilla Cesûr Têkoşer, aslen Kürt ve isyancı şehir Colemêrg’dendir. Köklü Pinyanişî aşiretindendir.

Kürt bir ailenin içinde dünyaya gelir. Ailesinin yurtseverliği sayesinde daha çocukluğunda kadim Kürtlük kültürünü edinir. Henüz küçük yaştayken işgalci Türk devleti onun şehrinde çok sayıda askerî üs inşa ettirir, işgalini ve iktidarını sürekli Kürt halkına dayatır. Türkiye’nin bu işgalci hareketi, isyancı genç Yûsûf’ta büyük bir öfke yaratır. İşgalin Kürt halkının doğasına, kültürüne, kimliğine, diline ve siyasal yaşamına yönelik saldırıları, Kürt gençlerinin bir çıkış yolu aramasına neden olur. Kürdistan özgürlük gerillalarının bu uygulamalara karşı verdiği yanıt ve sergilediği duruş Yûsûf üzerinde büyük bir etki yaratır. Yûsûf, gerillalardan aldığı güç ve inançla artık halkı için kendisinin de bir şeyler yapmak ister. Bu nedenle gençlik çalışmalarında yer alır. Türk devletinin işgalci zihniyetini daha fazla tanıtmak için büyük bir çabayla çalışmaları yürütür. Yûsûf gençlik ruhu, coşkusu ve heyecanıyla sonuç alıcı pek çok çalışma yapar ve çok sayıda değerli katılım sağlar. Ancak yürüttüğü çalışmayı kendisine yeterli görmez; Türk devletinin işgalini durdurmak için 2015 yılında yüzünü kahramanların yuvasına çevirir.

 

YÜREKTEN BİR KATILIM VE HAKİKATE DOĞRU YOLCULUK

 

Yûsûf gerilla saflarına katıldıktan sonra Cesûr Têkoşer adını alır ve gerillanın temel eğitimine katılmak üzere Avaşîn alanına geçer. Eğitimde yüksek bir tempo sergiler. Cesûr eğitimde düşman gerçeğini ve Önder APO gerçeğini daha derinden tanır ve bu bilinçle eğitime katılır. Eğitim alanında kısa sürede ilişki kurabilir ve iletişimini güçlendirebilir. Bu yönleri onun daha çabuk uyum sağlamasına ve Apocu Hareket’in yoldaşlığı üzerine yerinde derinleşmeler geliştirmesine olanak verir. Eğitimi başarılı ve sonuç alıcı biçimde tamamladıktan sonra Avaşîn’de gerillacılık yürüyüşüne başlar. Adım adım Avaşîn’in bütün tepilerini ve vadilerini dolaşır. Avaşîn’in heybeti onu çok etkiler; bu nedenle her zaman Avaşîn’in zirvelerinde mücadele etmek ister.

Cesûr eğitimden aldığı güçle çalışmalara katılır ve büyük bir fedakârlık sergiler. Türk devleti 2016 yılında Zagroslar’da büyük bir operasyon başlatır. APO’nun ordusu işgal operasyonuna karşı eşsiz bir direniş sergiler. O fedai genç kadınlar ve erkekler Zap’ta düşmanın hesaplarını kendi aleyhine çevirir ve Zap’ı onlar için cehenneme dönüştürür. Savaşları ve direnişleriyle tarihî bir duruş ve çelikten bir irade gösterirler. Bu direniş Gerilla Cesûr’u çok etkiler ve o da Zap savaşçılarından biri olmak ister. Bu temelde 2016 yılında yüzünü Zap savaş alanına çevirir.

 

KENDİSİNİ ZAP SAVAŞIYLA BÜTÜNLEŞTİRİR

 

Gerilla Cesûr Zap’a gelir gelmez kendisini Zap pratiğiyle bütünleştirir. Bütün çalışmalara tereddütsüz katılır; henüz yeni olmasına rağmen kendisini askerî ve ideolojik alanda geliştirerek uzman bir gerilla düzeyine ulaştırır.

Zap tarihinde gerillalar o kayalıklarda ve sarp yamaçlarda işgalciler karşısında düşmanı darmadağın etmiş, Zap toprağının her karışını onlar için mezarlığa çevirmiştir. Çağdaş Kawa Cesûr, Zap’ta yoldaşlarıyla birlikte zafer ateşini yakar; düşmana vurdukları her darbede dağlardaki ateşler daha da parıldar. Özgürlük zaferiyle Zap sıradağlarında halayın başını çeker ve kurtuluşun müjdesini kesinleştirirler.

 

DİRİLİŞ TAPINAĞINDA ŞEHADETE ULAŞIR

 

Çelik yürekli Gerilla Cesûr, yedi yıl boyunca Zap ve Avaşîn’de aralıksız mücadele eder. Fedakârlığı ve cesaretiyle her arkadaşının yüreğinde örnek olur. Kaldığı her alanda yaşama ve mücadeleye tereddütsüz katılır ve Apocu militan duruşunu kendisinde inşa eder. Attığı her adımda, geçtiği her patikada, kaldığı her kaya ve yamaçta arkasında devrimin izlerini bırakır; bu nedenle dava arkadaşları onu kendilerine örnek alırlar.

2022 yılında Türk devletinin alçakça bir saldırısı sonucunda iki yoldaşı Baran Kobanê ve Mazlum Amed ile birlikte şehadete ulaşır.

 

Kürdistan’ın bu üç kahramanı, Kürdistan’ın bütün kahramanları gibi, Kürt halkının ve mücadele yoldaşlarının yüreklerinde ve anılarında her zaman yaşayacaktır. Eşsiz mücadeleleriyle gerçek yoldaşlığın ve hakikat arayışının sembolü oldular. Zîlanî duruşlarıyla Kürdistan’da daima özgürlük meşalesi olacaklar.