HPG

Kurdistan Halk Savunma Güçleri

Başkanım;

Size olan sevgimi ve bağlılığımı tarif etmek mümkün değil.

Sizin bir ömür verdiğiniz, âdeta yoktan var ettiğiniz tüm değerlerin koruyucusu olduğumu ve bu değerlerin mücadele gerekçem olduğunu bugün olduğu kadar yaşamda anlamlandırmaya çalıştığımı, gücüm yettiği oranda sizinle yaşatıyor, yarattığınız özgürlük değerlerini, oluşturduğunuz anlamlı yaşamı öğrenmeye çalıştığımı belirtmek istiyorum. Elbette ki harcadığım bu çabanın tüm çaba ve emeklerinizin karşılığı olmadığını biliyorum. Ancak sizin bir öğrenciniz olarak süreklilik gösteren bir değişimi ve mücadeleyi esas almanın gayreti içinde olduğumu açık bir yüreklilikle belirtmek isterim.

Sizinle birlikte yaşamın ne kadar zevkli ve derin anlamlar taşıdığını hissettim. Yaşamın insanın önüne koyduğu o kadar çok seçenek var ki, aslında yaşamın anlamının bu tercihlerde yattığını, tercihlerin değişimin ve yaratmanın bir eseri olduğunu düşünüyorum. Ancak tercih etmenin kolay bir olgu olmadığını, insanlığın bugün en basit noktalarda içine girmiş olduğu çıkmazlardan çok net bir şekilde anlıyorum.

İyiyi, kötüyü, güzeli, çirkini, özgürlüğü, şerefi, onuru, düşürülmüşlüğü, cesareti, korkuyu vb. birbirinden ayırt etmek, onlardan doğru olanı tercih etmek, tercih ettiğine göre yaşamak ve tercih etmediğini tercih ettiğine dönüştürmek, onu etkin hâle getirmek büyük bir yürek, üstün bir irade, sonsuz bir inanç ister. İşte bunu her mekânda ve her zamanda gerçekleştiren siz oldunuz. Dolayısıyla tercihleriniz benim için gereklerinin eksiksiz ve kusursuzca, ince bir ustalıkla yerine getirilmesi gereken kutsal değerler anlamına gelmektedir.

Sizin yarattıklarınızla yaşamaya çalışırken bir anlamda ne kadar değişmiş ve gelişmiş olduğumu da gördüm. Kendimde sizin gücünüzle yarattığım her değişimin hayata yeni bir yaklaşımın başlangıcı olduğunu da gördüm. Ve bu başlangıçlar, size daha güçlü, daha doğru bir temelde ulaşmanın, bağlanmanın ve anlamanın yollarını önüme koydu.

Aslında bunu sizinle birlikte çıkmış olduğumuz bir yolculuk olarak da ifade edebilirim. Bu yolculukta geçtiğimiz her mekânda, her coğrafyada ve bu yaşamın birlikte hareket ettiğimiz her anında sizden her seferinde yeni bir şey öğreniyor ve öğrendiklerimi özümsemeye çalışıyorum.

Sizinle olan bu yolculukta neler öğrendiğimi soracak olursanız?

Öncelikle insan olmanın güzelliğini öğrendim. İnsanlığın bugüne kadar neler kaybettiğini, kazandıklarıma baktığımda fark ettim.

Onurlu yaşamanın ne demek olduğunu öğrendim.

Uçsuz bucaksız dağlarda özgürce yaşamanın ne olduğunu öğrendim.

Binlerce kahramanla yürümenin, koşmanın, paylaşmanın, sohbetin zevkini yaşayarak öğrendim.

Kendini insanlığa ve halkına adayanların yüzlerindeki mutlu tebessümün anlamını öğrendim.

Düşman karşısında teslim olmayanların yüreklerindeki cesaretin ne anlama geldiğini öğrendim.

Binlerce yiğit savaşçının yüreklerinin ne kadar büyük olduğunu öğrendim.

Kadının özgürlük yolunda adım adım ilerlerken, savaşırken güzelleşmesinin sırlarını öğrendim.

Bir halkın kendi küllerinden kendisini yeniden yaratarak halklar bahçesinde onuruyla ayakta duruşunun görkeminin nasıl olduğunu öğrendim.

Önderleri için kendilerini ateş çemberine dönüştüren bir halkın bağlılığının ne kadar büyük olduğunu öğrendim.

Yaşamını bir bütün olarak insanlığa ve halkına adayan bir Önderin amansız mücadelesinin nasıl olduğunu öğrendim.

Esaret altında, dört duvar arasında yalnız olarak direnmenin ve mücadele etmenin büyüklüğünün kaynağının ne olduğunu öğrendim.

Dört duvar arasında bile özgürce nasıl yaşanması gerektiğini dünyaya gösteren yüreğin ne kadar derin ve anlamlı olduğunu öğrendim.

İnsanlığa ve halkına mal olmuş bir Önderi tecrit koşulları içerisinde tutacak kadar ondan korkanların yüreklerinin ne kadar zavallı ve aciz olduklarını öğrendim.

Tüm yaşamlarını, bilinçlerini, duygularını Önderliğine adamış bir halkın, Önderlikleri üzerindeki tecridi kabullenmeyecek duruma geldiklerinde yapacaklarını hesaplamayacak kadar düşünce yoksulu olmanın ne olduğunu öğrendim.

Önderliklerine yürekten bağlı binlerce “özgürlük fedaisinin”, Önderliklerine yönelik en ufak onur kırıcı yaklaşımlara verecekleri cevabın ne derece yakıcı ve şiddetli olacağını hesaplamayan bir zihniyetin zavallılığının ne olduğunu öğrendim.

Ve Önderliğimize yaklaşımda gittikçe pervasızlaşan ve çirkinleşen bir düşmana cevabın nasıl verilmesi gerektiğini öğrendim.

Sizden öğrendiklerim, sizden daha da öğreneceklerimin yanında okyanusta bir damla gibidir. Çünkü sizi öğrenmenin, anlamanın ve sevmenin sonu yok.

Kahraman yurtsever halkıma.

Tüm zamanların en büyük ve en görkemli mücadelesini sergileyen ve bu uğurda nice bedeller ödemiş, Önderliğine ve özgürlüğüne tutkun bir halkın kahramanca savaşına ve destansı direnişine tanıklık etmekteyim.

Başkan Apo öncülüğünde insanlığın ve bir halkın kendini yeniden yaratması gerçekleşmiştir. Kürt halkının bugüne kadar yaratılan değerlerle şekillendirdiği yaşamını, bu değerlerin yaratıcısı Başkan Apo’nun yaşamı ve yaşam tarzıyla eşdeğer tuttuğu apaçık bir gerçeklik olarak önümüzde durmaktadır. Gerçekliklerimiz göz ardı edilerek içine girilen tutum ve davranışların ne derece büyük yıkımları ve yok oluşları beraberinde getirdiğine tarih defalarca tanıklık etmiştir.

Bu nedenledir ki bugün Önderliğini kendisi olarak gören, Önderliğinin var oluş gerekçesini kendi var oluş gerekçesi, Önderliğinin yaşamını kendi yaşamı olarak gören bir halk gerçekliğini görmezden gelerek yapılacak hesapların boşa çıktığını ve bu hesapları yapanların yok oluşunu geçmiş tarih bütün dünyaya ispatladığı gibi, bugün ve gelecekte de aynı sonucun yaşanacağı şüphe götürmez bir gerçekliktir.

Zafer ve özgürlük tutkusuyla Önderliğine bağlı bir halkın, bu uğurda bedeller ödemiş ve bugün de ödemeye hazır olan bir halkın, Önderliğine yaklaşımın kendileri için savaşın ve barışın gerekçesi olacağını haykıran bir halkın mütevazı bir savaşçısı olmaya çalışmanın ve küçük de olsa bu mücadeleye bir şeyler katmanın onurunu yaşadığımı belirtirim.

Acılar, sevinçler, umutlar ve hayaller içinde yoğrulmuş ve bugüne kadar onuru ve özgürlüğünden başka hiçbir şey düşünmeyen, zafere kilitlenmiş bir halkın içerisinden gelmek, onun değerleriyle yaşamak, bu mücadelenin bir neferi olarak görev ve sorumluluklarımın ne olduğunu da apaçık ortaya koymaktadır. Bu görev ve sorumluluklarımı tüm aklım, benliğim, bilincim ve yüreğim el verdiği oranda sonuna kadar yerine getireceğimden hiçbir kuşku duymadığımı ve üzerime düşen ne varsa yerine getirmekten çekinmeyeceğimin sözünü kahraman halkıma bir kez daha yenilemenin gururu içindeyim.

 

Tüm yoldaşlara

PKK ile birlikte yeniden dirilişi yaratılan PKK ruhuyla insanlığın bu coğrafyada yaratılışına tanıklık ettiğimizi biliyoruz. Önderliğimiz etrafında âdeta akılda, yürekte ve bilinçte yekvücut olan Kemallerin, Hayrilerin ve Mazlumların yoktan var ederek tüm yaşamlarını adadıklarını ve çekirdeğine yaşam değerlerini ekerek yarattıkları ruhun bugüne kadar sarsılmaz bir şekilde daha da büyüyüp katlanarak günümüze ulaştığını görüyoruz. Büyük komutan Agit yoldaş ile komutanlığın tüm ince hünerini ve ustalığını, büyüklüğünü; büyük başlangıçlar yaratacak adımı atmanın cesaretini ve yürekliliğini öğrendik.

Zilan yoldaş ile tanrıçalaşmanın sırlarını ve Önderliğine bağlılığının ne kadar sarsıcı ve tereddütsüz olduğunu öğrendik.

Sema yoldaş ile yaşam kaynağımız güneşimizin tek ve eşsiz olduğunu, Beritan yoldaş ile teslimiyete karşı özgürlüğü tercih etmenin ne demek olduğunu öğrendik.

Ve daha nice binlerce şehidimizden insan olmayı, yaşamanın anlamını, direnişi, kahramanlığı, cesareti, bilinci, öfkeyi, intikamı, benliği, direnmeyi, umudu, hayalleri ve gerçekleri öğrendik. Ve bu yoldaşların bıraktıklarına, yarattıklarına sahip çıkacağımıza, onların amansız takipçileri olacağımıza dair sözümüzü bir kez daha yineliyoruz.

Bugüne kadar yaratılmış tüm değerlerin anlamının ne olduğunu biliyoruz. Onlara sahip çıkmanın, korumanın ve geleceğe taşımanın üzerimize yüklediği sorumluluğun ne derece büyük ve ağır olduğu ortadadır. Önderliğe, şehitlere ve halkımıza bağlılığın bir gereği olarak sürecin ve dönemin militanı olmak ve gerekene cevap olmak, PKK’lilik ruhunun ta kendisidir. Bugüne kadar bu ruhu taşıma ve gereklerini yerine getirmede büyük cesaret ve kararlılık gösterildiğini geçmiş bize çok net bir şekilde göstermiştir. Bu ruhun taşıyıcıları olarak bizler bundan sonra da onun gereklerini yerine getirmede çok daha ısrarlı, inatçı, kararlı ve bir o kadar keskin olacağımızı biliyoruz. Ve buna inanıyoruz; çünkü tarih, Önderliğimizi anlamaya ve onu tanımaya çalışan, onun yaşamını kendi yaşamı olarak gören halkımızın umut ve hayallerinin ve bunun için kendini feda etmekten kaçınmayan savaşçıların, militanların yüreklerinin ve cesaretlerinin önünde hiçbir şeyin direnemeyeceğini defalarca kanıtlamıştır. Yıllardır binlerce kahraman ve yürekli yoldaşla yaşamı, bir hayatı anlamla paylaşmış olmanın gururuyla hepinizi selamlıyorum.

 

Aileme

Sizlerle birlikte kalıp bir ömrü beraber geçirmek yerine bu onurlu yaşamı tercih edip bir Önder ve bir halk için mücadele etmemi anladığınızı biliyorum. Çünkü bu yaşamı tercih etmenin gücünü sizden aldığımı bilmenizi isterim. Yanınızda kalıp sadece sizin için mücadele etmemi bekleyecek kadar bencil ve yaşanan tarihî bir mücadelenin gereklerini yerine getirmeyi görmezden gelecek kadar körleşmiş olmadığınızı biliyorum. Çevrenizde sizin gibi olan binlerce ana babanın evlatlarıyla onurlu ve güzel bir yaşamı paylaştığımı bilmelisiniz. Selamlar.

- Bijî Serok Apo

- Önderliksiz Yaşam Olmaz

- Yaşasın Kahraman Kürt Halkının Onurlu Mücadelesi

- Yaşasın Tüm Değerlerimizi Yaratan Şehitlerimiz.

 

 

                                                                      01.03.2006

Devrimci Selam ve Saygılar.

DENGTAF (Devrim SOLDUK)