Özgürlük sevdalısı toplumlar, varlıklarını ve kimliklerini korumak için mücadele etmişlerdir.
Aynı zamanda onurlu bir yaşamı ve gelecek kuşaklara özgür bir geleceği inşa edebilmek için iktidarcı sistemlere karşı aralıksız direnmiş, savaşmış ve özgür ve onurlu yaşama ulaşma uğruna ağır bedeller ödemişlerdir. Bu direnişçi toplumlar, iktidar sahiplerinin yürüttüğü imha, inkâr ve asimilasyon politikalarına karşı halkların birliğine ve kardeşliğine inanmış; özgürlüklerini ancak halkların birlik ve dayanışmasıyla güvenceye alabileceklerini ve onurlu bir yaşam sürebileceklerini kavramışlardır.
Bu anlayış, Önder APO’nun ortaya çıkışı ve özgürlük düşüncesi ile felsefesi sayesinde doruğa ulaşmıştır. Önder APO’nun bütün halkları ve ulusları kapsayan fikir ve düşünceleri, tüm toplumlar için mücadelenin ve özgür yaşamı yaratmanın kaynağı olmuştur. Farklı uluslardan binlerce genç kadın ve erkek Önder APO’nun düşünce ve felsefesine inanmış, halkların özgürlüğü uğruna yaşamlarının son anına kadar fedai bir ruhla savaşmış ve mücadele etmişlerdir.
Arap halkının değerli ve onurlu genci Mûnzûr ESAF, Ortadoğu halklarının kardeşliğine ve birliğine inanan, Önder APO’nun fikir ve düşünceleri temelinde hiç tereddüt etmeden özgürlük mücadelesine katılan kahramanlardan biridir. Ortadoğu halklarının özgürlüğüne ulaşması için son nefesine kadar kahramanca savaşmıştır.
“Büyük Bir Bilinçle Kendi Toplumunun Hakikatini Özgürlük Hareketi İçinde Görür.”
Munzur, Arap halkının değerli bir ailesinin evladıdır. Aslen Batı Kürdistan’ın Serêkaniyê kentindendir; ancak Suriye’nin başkenti Şam’da doğar. Çocukluğundan itibaren Arap toplumunun kadim ve köklü kültürü ile ahlakı temelinde şekillenir ve büyür. Bir süre BAAS rejiminin okullarında eğitim gördükten sonra, rejimin Suriye’nin bütün bileşenlerine karşı yürüttüğü ve aralarında parçalanmayı yarattığı imha ve inkâr zihniyeti ile politikalarının farkına varır. Bu nedenle bu politikaları kabul etmez; ailesine ekonomik açıdan destek olmak için öğrenimini bırakıp çalışmaya başlar. Daha sonra çalışmak için Lübnan’a geçer.
Batı Kürdistan’da gelişen özgürlük devriminin sesi her yerde yankılanıyor ve özgürlük isteyen bütün kişilikleri etkiliyordu. Arap halkının değerli bir genci olan Munzur da devrimden etkilenir ve devrimi yakından tanımak amacıyla Lübnan Kürtleri aracılığıyla araştırmaya ve arayışa başlar. Devrimin Önder APO’nun fikir ve felsefesi temelinde gerçekleştiğini ve bütün bileşenlerin özgürlüğünü esas aldığını fark edince devrim ilgisini daha fazla çeker. Devrim içinde yerini alabilmek için arayış ve çabalarını büyütür.
Yakından izleyip daha iyi tanıdıktan sonra artık düşüncelerini pratiğe geçirme zamanının geldiğini anlar. Özellikle 2019 yılında Türk devleti ve ona bağlı çetelerin Batı Kürdistan’a yönelik saldırılarının başlamasıyla ülkesine dönmeye ve Arap bir genç olarak tarihsel görev ve sorumluluklarını yerine getirmeye karar verir. Bu temelde yüzünü ülkesine çevirir ve cesur bir savaşçı olarak direniş mevzilerindeki yerini alır.
“Azizlerin İzinden Gider ve Yüzünü Özgür Dağlara Çevirir”
Munzur bir süre cesur bir savaşçı olarak düşman saldırılarına karşı direnir. Önder APO’nun bütün halklara sunduğu özgürlük ideolojisine daha güçlü inanır ve yoldaşları aracılığıyla kendisini bu ideolojiyle bütünleştirmeye çalışır. Çok sayıda deneyim kazandıktan sonra, hayallerini gerçekleştirmek, Azizlerin ve Rojbînlerin izinden gitmek amacıyla Gerilla saflarına katılmaya karar verir; yüzünü Kürdistan’ın özgür dağlarına çevirir ve ŞÎRAZ NEMIR adını alır.
Gerilla Şîraz büyük bir coşku ve heyecanla yeni yaşamı kucaklar ve onunla bütünleşir. Her an kendisini gerillacılığın tarz ve yöntemlerinde derinleştirmeye, kısa sürede uzman ve güçlü bir gerilla olmaya çalışır. İdeolojik ve askerî alanlarda daha fazla derinleşmek için eğitime katılır. Eğitime büyük bir istekle katılır, zihinsel açıdan kişiliğinde köklü değişim ve dönüşümler yaratır, tartışmalar yoluyla Önder APO’nun düşünce ve felsefesinde derinleşir. Demokratik Ulus paradigmasına olan inancını en üst düzeye çıkarır.
Gerilla Şîraz eğitimini tamamladıktan sonra bütün devrimci görev ve sorumluluklara hazır, deneyimli bir gerilla olur. Buna uygun biçimde aktif olarak pratik alanlara yönelir. Medya Savunma Alanlarına yönelik saldırıların artmasıyla direniş mevzilerinde yer alabilmek için komutanlığına güçlü bir istek ve ısrar gösterir; bunun için büyük emek verir. Güçlü duruşa sahip kişiliği nedeniyle önerisi komutanlık tarafından kabul edilir; ağır savaşların yaşandığı alanlara yönelerek direniş siperlerindeki yerini alır.
Zafer iddiasıyla yoldaşlarının yanında direnişe katılır ve vahşi saldırılara karşı kahramanlık destanları yazar. Gerilla Şîraz büyük bir inançla, modern gerillacılığın tarz ve yöntemiyle birçok eyleme öncülük eder ve düşmana ağır darbeler vurur. Her eyleme intikam ruhuyla katılır; düşmana vurduğu her darbede şehit yoldaşlarına bağlılığını ve sadakatini ortaya koyar.
“Halkların Kardeşliği İçin Son Nefesine Kadar Fedai Bir Ruhla Savaşır”
Gerilla Şîraz duruşu, dürüst ve içten kişiliğiyle yoldaşları arasında sevilir; Ortadoğu halklarının birliği ve kardeşliğinin zaferi için fedai bir ruhla ve tereddütsüz savaşan Arap halkı gençlerinin örneği olur. Gerilla Şîraz, özgür dağlarda işgalcilere karşı uzun süreli bir mücadele yürüttükten sonra 4 Eylül 2024’te bir düşman saldırısı sonucunda şehadete ulaşır.
Gerilla Şîraz devrimci yaşamının her anında bölge halklarının özgürlüğü için savaşmış ve mücadele etmiştir. Fedai ruhla şehitlerin yolunu izlemiş; Ortadoğu halklarının kardeşlik ve dayanışmasının asla unutulmayacak sembollerinden biri olmuştur.
