HPG

Kurdistan Halk Savunma Güçleri

Serhad'ın kadim toprakları, yaşamsal bütünlüğüyle varlığına değer katarak benliğini her zaman ortaya koymuştur.

Kürt kimliğine ve kültürüne bağlılığını kökleştiren bütün aileler gibi Aytış ailesi de yurtseverlik değerlerini kültürel bir biçimde yaşatmada büyük rol üstlenmiştir.

 

Asıl adı Adem Aytış olan Serdem Pîr, Wan'ın Erdiş ilçesine bağlı Taşlıçay (Panî) Mahallesi'nde, yurtsever ve Kürtlük bilincine sahip bir ailede dünyaya gelir. Kürt olarak var olmanın engellendiği, kültürel geleneklerin ahlaki ve politik boyutlarda kısıtlandığı ve halkın zihninde yaşanamaz bir coğrafya algısının yaratılmak istendiği koşullarda Panî halkı PKK'ye katılarak özgür yaşama açılan kapının direniş gerçeğinden geçtiğini özümsemiş ve direnişi benimsemiştir.

Yurtseverliğin en güçlü biçimde yaşandığı Panî köyünün sakinleri, ağır baskılara rağmen devrimci faaliyetlere katılmış; özgür bir yarının bedel ödenmeden kazanılamayacağını bilerek verilen bütün bedellere bağlanmış, değerlerini koruyup ölümsüzleştirmiştir.

 

Tarihe Serdemce Bakar ve Yeniden Doğar

 

Aynı köyden ve akrabası olan Serdem Pîr-İkram Kara'nın 2011'de Kürdistan dağlarında şehadete ulaşması Adem'i derinden etkiler ve onu her geçen gün intikam yeminleriyle kuşatır. Ebedileşen değerlerin ardından yeni değerlerin ortaya çıktığı, yurtseverliğin doruğa ulaştığı ve büyük direnişlerin yaşandığı 2014 yılında yönünü Kürdistan dağlarına verir ve Tendürek'te gerilla saflarına katılır. Katılımına zemin hazırlayan akrabası şehit Serdem'in anısına bağlılığının gereği olarak onun adını alır ve Serdem Pîr olur.

Serdemce yaşamak ve Serdemce katılmak, başka bir bedende hayat bulmuşçasına Adem'de somutlaşır.

 

Tendürek Dağları'nda gerillayı yakından tanıyıp hayallerini gerçekleştiren Serdem, yaşamın en coşkulu hâlini iliklerine kadar hisseder. Pratik zekâsı onu daima bir adım öne taşır ve yarınlara sağlam, emin adımlarla yürümesini sağlar. Amaçları doğrultusunda kendisini her an sorgular; yeniden yaratmayı ve girdiği yolda fedailik çizgisiyle bütünleşmeyi gerektiren adanmışlığı benliğinde yaşatır.

 

Gülüşüyle Sadeliğin İfadesi Olur

 

Gerilla Serdem Pîr bir süre Tendürek'te kaldıktan sonra, hayalini kurduğu fedailik yolunda gelişmek için Medya Savunma Alanları'na yönelir. Orada üç yılı aşkın süre boyunca hem ideolojik hem askerî eğitim görür. Kendisinde belirgin değişimler yaratarak ilerleyen Serdem Pîr, mütevazı ve sade kişiliğiyle yoldaşlarının moral kaynağı olur. Bulunduğu her ortama rengini katan Serdem, çevikliği ve sıcak yoldaşlığıyla Serdemce yoldaşlığın sembolü olarak pratik yürütür.

 

Gülüşü ve tebessümü sadeliği ve yaşamın rengini yansıtır. Serdem Pîr doğduğu coğrafyayı, halkının gerçeğini ve kendi benliğini her an çözümleyerek sürece doğru katılmanın arayışına girer. Yüzündeki gülüşler onun sevecen yanını ortaya çıkarır ve daha coşkulu bir katılımın ifadesi olur.

 

Fedakârca Bir Yaşamın ve Emeğin Sahibi Olur

 

Gerilla Serdem Pîr, Xakûrkê'de geçirdiği süre boyunca yürütülen hamlelerde etkin biçimde yer alır. Katıldığı her eylemde fedai ruhla savaşmayı ve intikam almayı kendisine ilke edinerek düşmanın üzerine yürür. Emeğin ve fedakârlığın kutsallığı içinde militanlaşma yolunda tetiğe basar.

Emekle bütünleşen ve fedakârca yaşamayı ilke edinen Serdem Pîr, hayatı boyunca gösterdiği fedakârlıklarla anılarak ölümsüzleşir.

Son olarak eyleme gittiği Lêlîkan Tepesi'nde kanının son damlasına kadar savaşır ve şehadete ulaşır.

 

Şehitlerin gerçeğiyle yaşamak ve anılarına sahip çıkmak, doğru bir yaşam sürmekle mümkündür. Doğruluk, dürüstlük, bağlılık ve özgür yaşamın ifadesi olan şehitlerle yaşamak; her an mücadele etmek ve bu mücadeleyi zaferle taçlandırmaktır.