HPG

Kurdistan Halk Savunma Güçleri

YOLCULUĞUM DEVAM EDİYOR

Xerzan, kahraman kadınların ve gençlerin yurdudur; Şehit Dilgêş'in, Şehit Pelîn'in, Şehit Roza'nın, Şehit Argeş'in, Şehit Ararat'ın, Şehit Avaşîn'in, Şehit Hêlîn'in ve Şehit Dersîm'in yurdudur.

Bu nedenle Xerzan benim de yurdumdur; çünkü ben de bu söz sahibi kahramanların yaşamının bir parçası oldum. Xerzan, katıldığım ve ilk gerillacılığımı yaşadığım yerdir. Gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki Xerzan benim için her şey oldu. Aynı rahatlıkla söyleyebilirim ki Xerzan bana arkadaş, yol arkadaşı ve çoğu kez de anne oldu. Ne kadar yürürsem, adım adım Xerzan'dan ne kadar uzaklaşırsam uzaklaşayım, yüreğim yine hep orada, o Şehitlerin yanındadır. Bazen derin ve uzaklara dalıyor, geride kalan o günleri birer birer gözümün önüne getiriyorum. Kendime çoğu kez, Kuzey Kurdistan dağlarını, Xerzan dağlarını nasıl adım adım geride bırakıp yürüdüğümü soruyorum. Kendime çoğu kez, keşke şu an Xerzan'da olsaydım, diyorum. Xerzan'daki, daha ilk günümde tanıdığım Şehit yoldaşların şehadet haberlerini her duyduğumda yüreğim titriyor; keşke yanınızda olsaydım da o anda intikamınızı alabilseydim, diyorum. Bu hasret ve bu öfkeyle yüzüm hep Xerzan'a dönüktür; Xerzan'a gelmek istiyorum.

Geçmişi düşünüp uzaklara daldıkça yüreğim gidip Dersîm grubunda çadır kuruyor ve o gruptan ayrılamıyor. Bin kez, keşke şu anda da o grupla birlikte Xerzan'a dönebilseydim, diyorum. Xerzan'dan Dersîm grubuyla birlikte Güney yoluna çıktığımda gerillacılık deneyimim pek fazla değildi. O grubun içinde zorluğa ve meşakkate, paha biçilmez yoldaşlığa tanıklık ettim. Şu an Heftanîn'de olabilirim. O anlardan günlerce uzakta olabilirim. O anlardan yıllarca uzakta olabilirim. Ama imkânım olsa ve günleri geriye çevirebilsem, kesinlikle o gruba gider, onlarla geçirdiğim günleri yeniden dolu dolu yaşardım. O günleri her düşündüğümde diyorum ki: Heval Feraşîn, heval Amara, heval Sema, heval Ronahî, heval Fîdan, neredesiniz; gözlerim hep sizi arıyor. Yüreğimdeki bu hasreti ve sevgiyi sizinle paylaşabilseydim nasıl olurdu acaba? Pek çok kez ve pek çok gece yüreğimi intikam öfkesiyle ve zafer coşkusuyla doldurup kendimi böylece yaşama kattım. Yüreğimdeki bu hasret ve öfkeyle yolunuzu izleme sözü veriyor ve diyorum ki: Zafer, mücadele eden ve özgür kadınlarındır.

 

YAŞAMIM SENİN ÖZGÜRLÜĞÜNLE ANLAM KAZANIYOR ANNE

Biliyorum, gözlerin hep beni bekliyor anne. Biliyorum, beni görme arzusuyla her gün görüntülere bakıyorsun. Günlüğümde senin için birkaç sözcğğü cümleye dönüştürmek ve sana olan sevgimi tarihe yazmak istiyorum. Anne, benim özgürlük sevdalısı annem. Beni görmek istersen Xerzan'a git; şu anda orada yüzlerce kızın özgürlük halayına duruyor ve anbean özgürlük için mücadele ediyor. Gidersen beni görmemen mümkün değil. Kendi Stéra'nı görmek istersen direnen bütün kadınlara bak ve onları canıgönülden kucakla. Kızının adı değişebilir. Kızının rengi ve boyu posu değişebilir; ama bütün bedenlerde kızın Stéra'nın yaşattığı o özgür yaşam fikri vardır. Anne, çünkü benimle yoldaşım arasında hiçbir fark yoktur; yani bütün kızlarının ve oğullarının benim yoldaşlarım olduğunu söylüyorum.

Bazen çocukluğumu hatırlıyorum. Anlam yüklü ve yol haritasına dönüşen o sözlerini kulaklarımda duyuyorum. Bana hep, hangi yol doğruysa o yola gir ve hiçbir zaman o yoldan ayrılma, derdin. Kulağımda birer küpe olan o sözlerin benim için yaşamın yol haritası oldu. ‘Doğru olun, dürüst olun ve kimseyi zora sokmayın’ sözlerin benim için temel oldu; bu nedenle yaşama katılışımda ne zorluk çektim ne de başkalarına zorluk çektirdim.

Anne, bir gün özgür bir ülke ve özgür bir yaşamla yanına döneceğime söz verdim. O güne kadar dönmem mümkün değil. Değerli pek çok yoldaşım yetişti ve şehit düştü. O şehitlere, intikamlarını alacağıma ve hayallerini gerçekleştireceğime söz verdim. Özgür yaşamın tohumunu her yerde yeşerteceğime ve meyvesini sana armağan edeceğime söz verdim. Bu nedenle her gün özgürlük mücadelesi veriyor, her gün kendimi teçhizat ve silahla, Önder APO'nun bilimi ve felsefesiyle hazırlıyorum. Anne, her gün kendime bakıyor ve ne kadar büyüdüğümü görüyorum. Ama şunu da biliyorum: yaşça ne kadar büyürsem büyüyeyim, senin gözünde yine de küçük bir çocuğum. Senin yanındayken çok utangaç, çok nazlı ve çok korkaktım. Ama şimdi kızın APOCU iradeyle doludur. Bu yüzden kızın ne utangaçtır ne korkar ne de nazlıdır. Bu cümleleri senin için yan yana getirirken yüreğimdeki özgürlük heyecanı daha da güçlenip büyüyor. Özgürlüğe olan inancım daha da güçleniyor ve bu, savaşımı daha güçlü yürütmeme vesile oluyor. Bu son cümlelerle sana olan sevgimi bir kez daha dile getiriyorum. Özgür ve güzel günlerde, özgür bir ülke ve özgür bir yaşamla yüzümü yeniden Xerzan'a dönecek; sonsuz bir kucaklayışla, özgürlüğün kokusuyla seni kucaklayacağım.

 

KADIN, ÖZGÜR YAŞAMIN ANLAMIDIR

Kadın, özgür yaşamın temelidir. Aynı zamanda kadın, insanlığın özlemi ve aydınlığıdır. Dünyaya kadın olarak gelmek ve özellikle de bu dağlarda kadın olarak mücadele etmek benim için kendini tanımanın kapısı oldu. Dağlardaki bir kadın olarak yaşama ve mücadeleye dair duygularımı ne kadar dile getirmeye çalışsam da yine eksik kalacağını biliyorum. Bu nedenle birkaç cümle de olsa bu duyguyu günlüğüme yüreğimin sıcaklığıyla yazmak istiyorum. Önderliği ve Önderliğin fikrini tanımadan önce, kadın olduğumu yalnızca bir sözcük olarak biliyordum. Ama şimdi, yılların akışı ve Önder APO'yu tanımamla birlikte kendi hakikatime ve kadın olmanın bilincine ulaşıyorum. Önder APO, paha biçilmez bir mücadeleyle biz kadınların hakikatini açığa çıkardı. Bugün milyonlarca kadın olarak Önder APO'nun fikir ve düşünceleriyle kendimizi örgütlüyor ve özgür kadının özgürlük mücadelesini yürütüyoruz. Önder APO der ki: Duygu ve anlamla yaratılan insan, en güçlü insandır. Ben de kendimi anlamla ve benzersiz bir duyarlılıkla yaratmak, Önderliğime layık olmak istiyorum. Bunu başarırsam, ancak o zaman zaferi daima taçlandıran bir militan olabilirim.

Şu anda alan olarak, yani fiziksel bakımdan Önderliğimizden ne kadar uzak olsak da bu, mücadelemizin önünde bir engel değildir. Bizi ve Önderliğimizi birbirimizden koparmak isteyen düşman amacına ulaşamadı; bu durum Önderlikle birlikte yürüyüşümüzü daha da güçlendirdi. Önder APO'nun bir militanı, PKK ve PAJK gerillası olarak şu sözü veriyorum: Önder APO özgür olana kadar benim bu mücadelem bitmeyecek. Önder APO'yu fiziksel olarak özgürleştirene kadar bu dağ kadınları durmaksızın bu mücadeleyi sürdürecek. Bu davanın heyecanı ve kararlılığıyla hepinizi geri dönülmez bir yoldaşlığın ruhuyla kucaklıyorum.