Önder APO, büyük emeği ve mücadelesiyle Batı Kürdistan’da görkemli bir devrimi geliştirdi.
Bu devrim etkisini Kürdistan’ın dört parçasında da gösterdi; Kobanê sokaklarında çelik yürekli savaşçılar tarafından göğüs göğüse bir savaş yürütülüyordu. Bu saldırılarla birlikte Batı Kürdistan’daki savaş giderek genişledi. Özellikle Kobanê kentinde DAİŞ’in yenilgiye uğratılmasının ardından savaş ve çatışmalar bütün alanlara yayıldı. Ancak Kobanê direnişi, Kürt halkının gücünün bundan çok daha büyük olduğunu da kanıtladı. Eğer Kürt halkının kızları ve oğullarıyla, yürekleri özgürlük için çarpan yüzlerce enternasyonalist genç, insanlıktan nasibini almamış çetelere karşı Kobanê’de amansız bir savaş yürüttüyse, bu, fedai kadınların ve yiğitlerin gücünün her şeye yettiği anlamına gelir.
Hareket içindeki adı Ararat Tolhildan olan Sara Cezayîr, Önder APO’nun yarattığı özgür kadın duruşundan derinden etkilenir; Rojava Devrimi’nde Kürt kadınının gücünü görür ve buna inanır. İlk olarak gençlik hareketi içinde yerini alır. APO’cu hareket içinde gördüğü ve tanıdığı yoldaşlık ilişkilerinden etkilenir ve bu şekilde katılım kararını verir.
Kobanê’de yürütülen savaş her Kürt genci üzerinde derin bir etki bıraktı. Kobanê’de büyüyen ve o tarihî anlara tanıklık eden bir kadın olarak Ararat Tolhildan da güçlü bir kararla bu devrimin bir parçası olmak, yüzünü mevzilere dönmek ve o gözü dönmüş güçlere karşı varlık ve özgürlük savaşını yürütmek ister. Böylece Ararat kurtuluş savaşına katılır, genç yaşında silah kuşanır ve kentini o zalimlere karşı savunur.
Direnişçi Kobanê özgürleştirildikten sonra Ararat bu kez yönünü Kürdistan’ın özgür dağlarına çevirir. Temel eğitimini Garê’de alır ve bu eğitim sürecinde gerilla yaşamını öğrenir. Kürdistan dağlarında yürütülen savaş ve çatışmalar sürecinde Ararat, branş eğitiminin bir ihtiyaç olduğunu görür ve askerî branş akademilerine geçmek istediğini belirtir. Bu temelde Şehit Mahir Branş Akademisi’ne geçer. Sabotaj eğitimi görür ve modern gerilla tarz ve taktiklerini öğrenir. Modern gerillacılık döneminde uzmanlaşır ve bu eğitimden branş sahibi, etkin bir gerilla olarak çıkar.
Xakurkê, özgürlük hareketinin tarihinde direnişin ve düşmana karşı başkaldırının alanıdır. Bu sahaya yönelen her gerilla, Şehit Bêrîtan’ın kahramanlığından etkilenir ve bu direnişe layık olabilmek için zafer sözü verir. Gerilla Ararat Tolhildan da branş eğitiminden sonra Xakurkê alanına geçer ve burada pratiğe katılır. Yaşama sahip çıkmak için büyük emek verir ve düşman saldırılarına karşı etkili önlemler alır.
Ararat, istekli duruşu ve katılımıyla yoldaşlarını etkiler. Kendini her göreve hazır görür. Kendine güvenen, fedakâr ve emekçi biridir. Coşkusunu yaşamdan alır. Bir görev üstlendiğinde daha büyük düşünür ve kendini her alanda geliştirir. Düşmanın saldırılarını ağırlaştırdığı dönemde Ararat, her konuda kendini bilgili ve uzman hâle getirmeye çalışır. Bir özgürlük savaşçısı olarak hangi alanda görevlendirilirse görevlendirilsin, bütün zorluk ve sıkıntılar içinde büyük bir emek ve cesaretle ayağa kalkar. Ararat, yaşam içinde attığı her ileri adımla gücünü daha iyi görür. Şehit yoldaşlarının değerlerine sahip çıkmak için sürekli hareket hâlindedir. Devrimci birikiminden güç alır ve ülkesinin özgürlük özlemini yaşar. Kürt halkının ve bütün yoldaşlarının özgür günleri görebilmesi için mücadele eder, yoldaşlarıyla birlikte her mevzide direnir.
Direnişçi Kobanê’den dağların doruklarına yönelir; yaşam deneyimleriyle birlikte modern gerillacılığın tarz ve taktiklerini öğrenir. Ülkenin kurtuluşuna dair yemini adım adım yükselir, hayallerine doğru yürür. Savaşını ve mücadelesini APO’cu hareket içinde, özgürlük ilkeleri doğrultusunda ve güçlü bir biçimde sürdürür. Yaşamın her anında yoldaşlık değerlerine bağlı, özgürlük ve yurtseverlik çizgisinin savunucusudur. Zafere inandığı için morali hiçbir zaman zayıflamaz.
Ararat, tünel çalışmalarından arazide savaş koşullarının hazırlanmasına kadar birçok alanda büyük bir rol üstlenir. Yaşama büyük bir bağlılıkla sahip çıkar ve yoldaşlarına içten bir sevgiyle yardımcı olur. Bu nedenle Ararat, yoldaşları arasında emekçi bir kadın olarak anılır. Ön cephelerde yer almak için büyük çaba gösterir ve sahada sürekli olarak ileri mevzilere geçmek istediğini dile getirir. Bu talebinin kabul edilmesi için de büyük bir ısrar, çaba ve yoğunlaşma içine girer.
Ararat yaşamı sever. Bu yüzden yaşamın bedelleri ne kadar ağır olursa olsun, bunlar onun için hiçbir zaman engel olmaz. Umutları yüksektir, çünkü Xakurkê alanını çok sever. Ne kadar büyük zorluklar yaşanırsa yaşansın, hepsini sabır ve geniş bir solukla aşar. Xakurkê sahası tarih boyunca çok sayıda yiğit ve kahramana tanıklık etmiştir. O kahramanların adları tarihin sayfalarına altın harflerle yazılmıştır. Ararat Tolhildan da bu görkemli tarih içinde yerini alacak, başını eğmeyen ve yönünü özgürlüğe veren kadınların sembolü olacaktır.
Ararat, Kürdistan dağlarında gördüğü güzellikle kendini o eşsizliğin içine sarar; zafer bayrağını o dağların doruklarında yükseltip dalgalandırır. Tarihin her anında Ararat, mevzilerde savaşan ve zaferi kendisine temel alan direnişçi ruhun temsilcisi olur.
Özgürlüğe doğru içten bir katılım ve büyük bir sevgiyle yürüyen Ararat Tolhildan, bu yeminler ve kararlar içinde akan Lolan suyundan bir damlaya dönüşür. Ruhu şilêr çiçeği olur ve Xakurkê coğrafyasına renk verir. Bir şahin olup Şekîf ve Evdilkovî dağlarının doruklarında kanatlanır ve uçar. Ölümsüz şehit Ararat Tolhildan, Nisan 2024’te Xakurkê alanında Türk devletinin düzenlediği hava saldırısı sonucunda şehadete ulaşır. Onların özgürlük hayalleri ve amaçları hiçbir zaman unutulmayacak; hayalleri giderek büyüyecek ve ülkenin göğüne doğru yükselecektir.
